Antalya ili Korkuteli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Bayat Höyük, Bozova Ovası’nın güney ucunda Korkuteli Çayı’nın batı yakasında, Bayat Mahallesinin güney düzlüğünde tarım arazileri içerisinde 800 m. yükseklikte konumlanan Erken Tunç Çağı (İlk Tunç Çağı)’nda iskan edilmiş bir yerleşimdir.

Anadolu ve Trakya’da yaklaşık M.Ö. 3000-2000 yılları arasına tarihlendirilen Erken Tunç Çağı (İlk Tunç Çağı), genel karakteri ile üzerinde tapınak ve idari binaların da bulunduğu organize, tahkimli, bağımsız şehir devletlerinden oluşan bir dönemi kapsar. Sosyal, dinsel ve teknolojik değişime tanıklık eder. Bu yeni dönem, önceki çağların tarım hayvancılık, dokumacılık, çömlekçilik gibi buluşlarına, daha güçlü silahların üretilmesine, daha ince süs eşyalarının yapılmasına olanak veren bakır ve kalay alaşımı olan tuncun keşfini eklemiştir. Bakırın kalay ile karıştırılarak tuncun elde edilmesi dönemin madenciliği açısından önemli bir gelişmedir.

Erken Tunç Çağı (İlk Tunç Çağı) ikinci evre yerleşimleri arasında gösterilen Korkuteli ilçesinde konumlanan Bayat Höyük, Anadolu’da gerçekleştirdiği Çatalhöyük ve Hacılar Höyük gibi önemli tarih öncesi kazılarıyla tanınan arkeolog James Mellaart tarafından keşfedilmiş olup Höyük üzerinde herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştır.

Höyük, çevresinde gerçekleştirilen tarım faaliyetleri sebebiyle günümüzde tahrip olmuştur. Höyüğün kuzeydoğu eteğinde bir ev vardır ve çevresinden tarlalara çıkan toprak yol ile batısından bir dere yatağı geçmektedir. Bayat Höyük, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.

Höyükler eski yerleşim yerlerinin zamanla toprakla örtülüp tepe biçimine gelmiş hali, genelde üst üste gelmiş çok evreli yerleşim yeri birikimleridir ve günümüze göre en yakını en üstte olmak üzere eskiye doğru uzanan bir katmanlaşma gösterirler. 1-40 metre yükseklikte ve 1000-1500 metre genişlikte olabilirler. Uygarlıkların araştırılmasında önemli referanslardır. Höyükler; Hüyük, Öyük veya Üyük adlarıylada anılır. Kelime tarihte ilk olarak öyük (yığma tepe) anlamında Dîvânü Lugati’t-Türk’te geçmektedir. Eski Türkçedeki örüş- (yükselmek) veya öri/örki (yüksek) kökünden türediği düşünülmektedir.

Türkiye, özellikle de Anadolu’da çok sayıda höyük vardır. Ancak bunların büyük kısmı korumasız durumdadır. Çoğunlukla etraflarında çit ve/veya uyarı levhası dahi bulunmaz. Önemli bir kısmı tarım arazilerinin içerisindedir. Büyük bir bölümü define arayıcıları tarafından kısmen veya ciddi hasar verecek şekilde tahrip edilmişlerdir. Orta Anadolu höyüklerinde neolitik, kalkolitik ve tunç çağı yerleşmelerinin üzerinde, Frig, Hitit, Selçuklu ve Osmanlı yerleşimleri görülebilir. Modern yerleşimlerin bir kısmı da höyükler üzerinde kuruludur. Anadolu’da bilinen en büyük höyük Aksaray ili sınırları içinde Yeşilova beldesinde yer alan Acemhöyük’tür. Anadolu’da yaklaşık 20.000 höyük bulunduğu tahmin edilmektedir.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazar: Deniz KAPLAN

Antalya il sınırları içerisinde 19 ilçede bilinen ve bilinmeyen kültür varlıklarının tanıtılması, tek bir envanterde toplanması amacıyla 2016 yılında başlatmış olduğum Antalya Kültür Mirası Projesi kapsamında kültür varlıklarımızı yerinde ziyaret ederek denizkaplan.net üzerinden sizlerle paylaşıyorum.

error: Korumalı İçerik!